“This is a dream.”
Rihanna ve ekibi Last Girl on Earth dünya turnesi kapsamındaki konserlerini böyle tanımlıyorlar.
Evet, itiraf ediyorum: Rihanna’nın yaptığı müziği beğeniyorum. Hatta zaman zaman -misal evi toplarken- bangır bangır Rihanna dinlediğim oluyor. Hatta bu vesileyle şarkıları anneme de sevdirdim. Kulvarında çok başarılı bulduğum ve benden küçük olmasından büyük rahatsızlık duyduğum bir hatun kendisi heh..
İstanbul’a geldiğini duyduğumda “Gitsem iyi olur ya..” dedim ama bunun için bilet alma çabasını göstermedim. Bir şekilde biletin kucağıma düşeceğini içten içe biliyordum sanırım. Sonuç itibariyle, 3 Haziran’da Kuruçeşme Arena’da olacağımızı konserden 2 gün evvel öğrenmiş bulunduk. Efendim, o günkü sahil trafiğini göz önünde bulundurarak konserden bir kaç saat önce Ortaköy’deydik. Hazır gitmişken bir Ortaköy klasiğini gerçekleştirip, yanyana dizilmiş çığırtkan kumpircilerin birinden (the chosen one!) kumpirlerimizi aldık. Tıkınma işi bitince, yavaştan konser alanına doğru yola çıktık. Sahil boyunca yürürken, ‘gördüğümüz tiplerin hangisinin konsere gidiyor olduğunu tahmin etmek’ isimli oyunla oyalandık. 21:30′da başlayacak olan konserden yaklaşık bir buçuk saat önce alandaydık. O saatlerde henüz çok da kalabalık olmayan güruh, saat 21:30′u gösterdiğinde adeta mitoz bölünerek 10 katına ulaştı. Yalnız şunu belirtmem gerekir, topluluğun yaş ortalaması 17 civarıydı. İnsan kendini yaşlı hissediyor.
Uzatmayalım, artık ayaklarımızın ağrısından zar zor ayakta dururken Rihanna sahnede göründü. Kendisi tam anlamıyla taş gibi! Yüksek belli kıs-sacık şortu ve üstüne giydiği deri kısa bluzuyla bırakın karşı cinsi, biz hemcinsleri de kendisinden gözümüzü alamadık.
Konsere ‘Hard’ parçasıyla başladı. Açıkçası o hengamede playlist’i pek de aklımda tutmadım, hem zaten ertesi günlerde hangi şarkılarını söylediği ve konsere kaç kişinin katıldığı gibi bilgiler gazetelerde vardı, burada malesef olamayacak. Canlı performansı bana kalırsa gayet yerinde. Normal kayıttaki halinden daha zayıf söylemedi hiç bir şarkısını. Hoş, çok da bombastik bir show olduğunu söyleyemem dolayısıyla performansını düşürecek dans gibi aktiviteler yoktu. Ancak bütün bunların dışında ben daha çok konserin magazinel tarafını ele almak istiyorum
Öncelikle kadın gerçekten çok seksi! Kesinlikle hem yüzünü hem de bedenini nasıl daha seksi ve güzel göstereceğini %100 biliyor. Ne bekliyordun diye düşünenler için yazıyorum: oğlum görmeliydiniz ya!
Son bir not olarak: Kuruçeşme Arena bence bir konser alanı olarak gerçekten çok kötü, bunu bu konserde bir kere daha teyit ettik. Sahnenin tam önünde durmadığınız takdirde ses kalitesi oldukça düşüyor. Gerçi sahneyi karşınıza alsanız dahi akustikte bir düzelme olmuyor, ses alan yapısı itibariyle dağılıyor. Konser çıkışı (baya zorlu bir maratondu bu da) keşke İstanbul’da da Madison Square Garden gibi konser alanları olabilse diye iç geçirdik. Ütopik ama hayal kurmak bedava.. Beyin bedava! (Videoyu izlemeyenler için http://www.vidivodo.com/382613/kpss-etkisi)
